Vergi Hukukunda Teselsül Kavramı Nedir?

Vergi Hukukunda Teselsül Kavramı Nedir?
Hemen Paylaş:

Zincirleme borçluluk da diyebileceğimiz teselsül, birden fazla kişinin aynı bir borcun tamamının borçlusu olmasını ifade eder. Vergi hukukunda da teselsül, birden fazla. yükümlünün (mükellefin) aynı bir verginin tamamının borçlusu olması demektir. Vergi
hukukunda teselsül, kanun hükmü uyarınca doğar.

Vergi hukukunda teselsül yalnızca yükümlülere (mükelleflere) özgü bir durum değildir. Mükellef (ya da mükellefler) ile birlikte sorumlu (ya da sorumlular) veya sadece birden fazla sorumlu vergilendirmenin maddi veya şekli ödevlerini yerine getirmekten yahut cezalardan, alacaklı amme idaresine karşı müteselsilen muhatap tutulabilir. Söz konusu hususlar ayrı ayrı aşağıda ifade edilmiştir.

a) Mükellefler arasında teselsül: Mükellefler arasında teselsül, birden fazla mükellefin aynı verginin tamamının borçlusu olması demektir. Başka bir deyişle, mükellefler arasında teselsülde vergiyi doğuran olay birden fazla kişinin kişiliğinde gerçekleşmiştir. Dolayısı ile o verginin birden fazla mükellefi vardır. Bu nedenle de aynı vergi borcundan dolayı iki mükellef de aynı derecede sorumludur. Alacaklı amme idaresi alacağını borçluların birinden tahsil ettiği durumda diğerlerinin borcu da son bulur.

 Emlak Vergisi Kanununun 3 ve 13 üncü maddelerinde; elbirliği mülkiyette (iştirak halinde mülkiyet) maliklerin vergiden müteselsilen sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, emlak vergisinde elbirliği mülkiyette mükellefler arasında teselsül vardır. Bir bina ya da araziye iştirak halinde malik olanlar emlak vergisinden müteselsilen sorumlu olurlar.

 Damga Vergisi Kanununun 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenlerin müteselsilen sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, damga vergisine tabi kağıtları imza edenlerin her birinin, damga vergisi ve cezalarının tamamının ödenmesinden sorumlu tutulmaları mükellefler arasında teselsülün örneklerindendir.

b) Mükellef ile sorumlu arasında teselsül: Mükellef ile sorumlu arasındaki teselsülde, vergiyi doğuran olayla ilişkisi olmayan üçüncü kişiler mükellef ile birlikte verginin ödenmesinden sorumlu tutulurlar.

 Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinde aşağıdaki hükümler yer almaktadır:
“…

c) Noterler, trafik sicil memurları ile Ulaştırma Bakanlığı sivil hava vasıtaları sicil memurları gibi taşıtların her türlü satış ve devir işlemlerini yapanlar, motorlu taşıtların her türlü satış veya devir işlemlerini yapmadan önce, bu taşıtlara ait o güne kadar ödenmemiş motorlu taşıtlar vergileri ile gecikme zamları, gecikme faizleri ve vergi cezalarının ödendiğini gösterir belgeyi istemeye mecburdurlar.

d) Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları, fenni muayene yapma yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler, ile Ulaştırma Bakanlığı sivil havacılık genel müdürlüğü taşıtların fenni muayeneleri yapmadan, uçuşa elverişli belgelerini vermeden önce, verginin ödenip ödenmediğini araştırmak zorundadırlar.

Yukarıdaki (c) ve (d) bentlerinde belirtilen zorunluluklara uymadan işlem yapanlar, ödenmeyen veya noksan ödenen vergiler ile gecikme zamları, gecikme faizleri ve vergi cezalarından, mükelleflerle birlikte müteselsilen sorumludurlar…”

Bu durumda örneğin, motorlu taşıt vergisinin ödendiğini gösterir belge aramadan motorlu taşıtların her türlü satış ve devir işlemini yapan noterler ve memurlar ödenmeyen ya da noksan ödenen vergilerden mükelleflerle birlikte müteselsilen sorumludurlar.

 Harçlar Kanununun 128 inci maddesinde; gerekli harçları tamamen almadan işlem yapan memurların harcın ödenmesinden mükellefler ile müteselsilen sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, gerekli harçları tamamen almadan işlem yapan memurlar, harcın ödenmesinden mükelleflerle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır.

 Damga Vergisi Kanununun 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında aşağıdaki hükümler yer almaktadır: “… Damga Vergisinden muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kağıtlara ait verginin tamamı kişiler tarafından ödenir. Ancak bu kağıtlara ait verginin hiç ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde vergi ve cezanın tamamından kişilerle birlikte kurumlar müteselsilen sorumludurlar…”

Dolayısıyla, damga vergisinde, bu vergiden muaf kuruluşlarca düzenlenen kağıtlara ait damga vergisinin hiç ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde vergi ve cezanın tamamından kişilerle birlikte kurumlar müteselsilen sorumlu olurlar.

c) Sorumlular arasında teselsül: Sorumlular arasında teselsül ise, birden fazla sorumlunun vergilendirmeye ilişkin ödevlerin yerine getirilmesinde alacaklı amme idaresine karşı müteselsilen muhatap tutulmalarıdır.

 Kurumlar Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrasında aşağıdaki hüküm yer almaktadır: “Tasfiye memurlarının sorumluluğu: Tasfiye memurları, kurumun tahakkuk etmiş vergileri ile tasfiye beyannamelerine göre hesaplanan vergiler ve diğer itirazlı tarhiyatlar için, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 207 nci maddesine uygun bir karşılık ayırmadan aynı Kanunun 206 ncı maddesinin dördüncü sırasında yazılı alacaklılara ödeme ve ortaklara paylaştırma yapamazlar. Aksi takdirde bu vergilerin asıl ve zamları ile vergi cezalarından şahsen ve müteselsilen sorumlu olurlar.”
Tasfiye memurlarının sorumluluğuna ilişkin benzer hükümler 6183 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde de yer almaktadır.

Bu kapsamda örneğin; kurumların tasfiyesinde, kurumun tahakkuk etmiş vergileri ya da davalı tarhiyat için karşılık ayırmadan ortaklara paylaştırma yapan tasfiye memurları vergilerin asıl, ceza ve zamlarından müteselsilen sorumlu olurlar.

 Kurumlar Vergisi Kanunun 20 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında hüküm altına alındığı üzere; anılan Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen tam bölünme ve kısmi bölünme işlemlerinde bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçları için bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar arasında da teselsül öngörülmektedir.

Kaynak:Türmob-Tesmer

Hemen Paylaş: