Hangi alacaklar 6183 Sayılı Kanuna Göre Takip ve Tahsil Edilemez?

Hangi alacaklar 6183 Sayılı Kanuna Göre Takip ve Tahsil Edilemez?
Hemen Paylaş:

6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulu Kanunun ( AATUHK ) birinci maddesinde bahsedildiği gibi,  devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunmaktadır denilmektedir.

Öncelikli olarak burada herkesin anlayabilmesi için kanundaki haksız fiil ve haksız iktisap kelimelerini ve konusunun açıklamak gerekmektedir.

Haksız fiilden doğan kazançlar bir şahsın gerek kasten , gerek ihtimal ve tedbirsizlik ile diğer şahıslara verdiği zararı tazmine mecbur olmasıdır.

Örneğin, bir şoför kamyonu ile belediyeye ait bir tesise çarpar ve bir zarar meydana getirirse bu haksız fiilden doğan bir zarardır.Bu zarardan dolayı olan alacak ise 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilememektedir.

Haksız iktisaptan doğan kazançlar konusunu açıklamadan önce iktisap kelime anlamı olarak , elde etmek anlamına gelmektedir.Aynı zamanda hukuki bir terim olarak hak sahibinin bir şeyin mülkiyetine sahip olma yollarını ifade etmektedir.Haksız iktisaptan kasıt ise , bir kimsenin haklı bir sebep olmaksızın diğeri zararına iktisaptan bulunmasıdır.

Örneğin, belediyeden meclis üyelerine veya memurlarına kanuna aykırı olarak fazla ödeme yapılması veya müteahhide hakedişlerde yapılan fazla ödemeler haksız iktisaptır.Bunları belediye geri istemektedir.

Tahsil şekli Türk Ceza Kanununda gösterilen para cezaları da 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulu kanuna tabi değildir.

Ayrıca, medeni, idari ve ticari aktiflerden doğan alacaklar takip ve tahsil edilememektedir.Örneğin, yap işlet devran modelidir.

Yukarıdakilere ilave olarak ise 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ( VUK ) kapsamına giren amme alacaklarının 6183 kapsamına girebilmesi için, tahakkuk aşaması itibariyle kesinleşmiş olması ,ödenecek duruma gelmiş bulunması gerekmekedir.

Buradaki öğrenim giderleri kamu kuruluşu ile kişi arasındaki özel hukuk ilişkisinden doğmaktadır.Kamu hizmetine yönelik bir alacak değildir.Bundan dolayı öğrenim giderleri 6183 sayılı kanun kapsamında takip ve tahsil edilememektedir.

Burada ortaya çıkan durum tamamen idarelerin özel hukuk normları kapsamında sözleşmeler düzenleyebilmelerinden ortaya çıkmıştır.

Bu tür sözleşmelerden kaynaklanan alacaklar 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsil edilemez. Özel alacaklarda, egemenlik hakkı söz konusu olmamaktadır. Devletin özel alacaktan doğan her türlü alacakları hakkında İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri uygulanmakta olup, bu tür devlet alacakları için ayrıcalık ve öncelik tanınmaz.

Benzer şekilde idarelerin sebepsiz zenginleşme nedeniyle ortaya çıkan alacakları da özel hukuk hükümlerine göre takip ve tahsil edilmektedir.

Av. Recep Emre Ertaş

Hemen Paylaş: